Fenerbahçe’nin Brezilyalı kaptanı Alex de Souza, basında yer alan “Sezon sonunda ülkeme dönebilirim” ifadelerinin yer aldığı haberlerle ilgili açıklamalarda bulundu. Fenerbahçe resmi internet sitesine konuşan Alex de Souza, haberin doğru olmadığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı: “Bu haberlere hem şaşırıyorum, hem de üzülüyorum. Geçtiğimiz günlerde Brezilya’dan bir radyo kanalı beni aradı. 10 yıl önce Brezilya’da oynadığımız bir derbi maçında attığım güzel bir gol vardı, bunu hatırlattılar. Önce o golü konuştuk. Sonra da Türkiye’deki kariyerimi de sordular. Ben de 2012-2013 sezonunun sonuna kadar Fenerbahçe ile sözleşmem olduğunu ve burada gayet mutlu olduğumu anlattım. Artık 35 yaşına geldiğimi söyledim ve sözleşmemin sonuna doğru yaklaşırken, 2013 yılında bir değerlendirme yapacağımı ifade ettim. Her zaman yaptığım gibi aileme de sorarak kariyerim ile ilgili en doğru kararı vereceğimi anlattım. Bu benim, bu tip sorulara her zaman verdiğim türden bir yanıttır. Görüldüğü gibi bu konuşmanın hiçbir tarafında söz konusu haberin başlığındaki gibi “Sezon sonunda ülkeme dönebilirim” tarzı bir ifade yoktur. Olamaz.. Bu tarz haberleri kınıyorum”
Ersan’ın double-double’ı Boston’ı durduramadı
NBA’de temsilcimiz Ersan İlyasova’nın takımı Milwaukee Bucks, kendi evinde Boston Celtics’i ağırladı.
Bradley Center’da oynanan karşılaşmayı Boston 100-91′lik skorla kazanarak sezonun 24. galibiyetini aldı.
Karşılaşmaya ilk 5′te başlayan ve 30 dakika süre alan Milli basketbolcumuz Ersan İlyasova 12 sayı 14 ribaundluk performansıyla geceyi double-double ile tamamladı. Milwaukee’de ayrıca Brandon Jennings 19 sayılık performansıyla skora katkı yaparken Carlos Delfino da mücadeleyi 16 sayıyla tamamladı.
Boston Celtics’te ise galibiyetin mimartı 25 sayı 9 ribaundluk performansıyla Paul Pierce olurken Kevin Garnett 16 sayı 10 ribaundla oynadı. Öte yandan Rajon Rondo 10 sayı 14 asistlik performansıyla gecenin parlayan isimlerinden biri oldu.
Boston Boston
Juventus’a ‘ırkçı tezahürat’ cezası!
Juventus Kulübü, Milan karşılaşmasında yaşanan ‘ırkçı tezahürat’ skandalı nedeniyle Federasyon tarafından para cezasına çarptırıldı. Siyah beyazlı ekibin Milan ile sahasında karşı karşıya geldiği İtalya Kupası mücadelesinde taraftarların Muntari ve Emanuelson’a ırkçı sözler sarfetmesi Çizme’de gündemi meşgul etmişti. Bu sezon üçüncü kez aynı cezayı alan Juventus kulübünü Federasyon, ırkçı tezahüratlar nedeniyle 20.000 euro ödemeye mahkum etti. Milan’ı 2-2′lik skorla kupa dışına iten Juventus, İtalya Kupası’nda finali 20 Mayıs tarihinde Roma Olimpiyat Stadı’nda Napoli’ye karşı oynayacak.
Vurun Kocaman’a!
Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı sonrası İstanbul’a ilk gelişinde, kendisini karşılayan çılgın kalabalığa bakarak, toplulukların sevgisinin ne kadar kolay yön değiştirebileceği üzerine söylediği sözleri hatırlayın. Konu futbol ise, bunu ikiyle çarpın. Fenerbahçe taraftarı hafta sonundan beri Kocaman’a ateş püskürüyor. Forumlar, yorumlar onun vadesini doldurduğunu yazan taraftarlarla dolu. Bu eğilimlerden beslenmeyi seven bazı malum yazarlar da fırsatı kaçırmıyor. Bilmeyenler için söyleyelim: Sebep, Galatasaray karşısında skor 2-1 iken Alex ve Stoch’u oyundan alması. Aslında bu değişiklik Kocaman için hayırlı oldu. Geçtiğimiz yıl kendisinden şüphe duyan taraftarı kazanmanın yollarını deneyimlemişti. Bu kez de, tek bir kararla taraftarın sevgisini kaybetmenin ne kadar kolay olduğunu öğrendi. Bu ne Türkiye’de böyle, ne de Fenerbahçe’de. Çoğu zaman ilk suçlanan kişi teknik direktördür. Ranieri boşuna söylemedi “Hayatta iki gerçek vardır; insanlar ölür ve teknik direktörler kovulur,” sözünü. Buna rağmen, Kocaman yine çok sağduyulu, kaliteli bir duruş sergiledi son basın toplantısında. Kendisini eleştirenlere boşuna cevap yetiştirmeye çalışmadı. Çünkü futbolda cevabı sadece zaman verdiğini çok iyi biliyor. Geçtiğimiz sezonun başında onun hakkında iki yazı yazmış, onun Türk futbolu için ne kadar önemli bir kişiliğe sahip olduğunu anlatmıştım. Kocaman bugüne kadar yazdıklarımı yanlış çıkartacak tek bir davranış sergilemedi. Gelelim yaptığı söylenen hataya… Futbolda hiçbir şeyin garantisi yoktur. Teknik adamlar sadece olasılıkları olumlu yönde arttırmaya çalışırlar. Bunun dışında, büyük ölçüde, oyuncuların sahadaki performanslarına ve disiplinlerine bağımlıdırlar. Dolayısıyla, yapılan en mantıklı değişikliğin bile olumlu sonuçlanma garantisi yoktur. Futbolda tesadüflerin, şansın, sürprizlerin o kadar çok yeri var ki. Öte ynadan, bir takımda işler iyi gitmiyorsa ve rakip dalga dalga geliyorsa bir değişiklik gerektiği açıktır. Bunun için ya forvetlerden birini ya da orta sahada aksayan oyunculardan birini değiştirirsiniz genellikle. Kocaman, o an itibarıyla oyuna katkısı olmayan Alex ve Stoch’u düşünmüştür. Çünkü o seviyedeki bir karşılaşmada sahada bir veya 2 kişi eksik oynamak çok fark yaratır. Ancak Kocaman, bu değişiklikler ile sadece takımın skora tutunma olasılığını arttırmaya çalışmıştır. Aksi taktirde ne olacağını bilmek çok zor. Evet, Fenerbahçe 2. golü yemeyebilirdi, ancak tam tersine fazlasını da yiyebilirdi. Bunu bilemeyiz. Tek gerçek, o an itibarıyla işlerin gerçekten kötü gittiği. Örneğin dün gece Mancini, takımın Alex’i Silva’yı çıkarmış, 6 aydır oynamayan Tevez’i aldı. Kumarı tuttu, tutmayabilirdi de. O sadece işlerin kötü gittiğini ve bir değişiklik yapması gerektiğini biliyordu. Peki, Selçuk, olur ya, uzaktan bir şut deneseydi ve sürpriz bir şekilde gol olsaydı, (İmkansız mı? Geçen seneki derbiyi unuttunuz herhalde.) Kocaman kahraman mı olacaktı? Taraftarın bu bakış açısıyla, evet. Oysa Kocaman’ın Selçuk’tan beklediği katkı bu değildi ve onun gol atması bu gerçeği değiştirmeyecekti. Taraftar ne istiyor? Aykut, Alex ve Stoch’u oyundan almış. Bu yüzden gitmeliymiş. Futbolu bu kadar basite indirgerseniz ve en zor günlerde bile takımınızı yukarıya taşımış teknik adamınıza bu kadar kolay sırt çevirirseniz, tarihteki kötü örnekler arasında yerinizi alırsınız. Aziz Yıldırım’ın da sürekli yaptığı ve sonunda ders aldığını söylediği hatası bu değil miydi zaten? Şampiyon yapamayan her hocayı kovmak, Fenerbahçe gibi milyonlarca taraftarı ve büyük mali desteği olan bir takıma ne kazandırdı bunca yıl? Peki, bu hatası (hata diyorsunuz madem) teknik direktörünüze saldırmak, onun hakkında “vadesi doldu” demek için yeterli sebep midir? Peki, Kocaman gitsin demek için düşündüğünüz bir alternatif var mıdır? Büyük bir hoca? Mesela İspanya’da efsane olmuş, milli takımı Avrupa Şampiyonluğu’na götürmüş bir hocaya ne dersiniz? Veya Almanya’da büyük başarılar kazanmış, Stuttgart’ı şampiyon yapmış bir hoca da olabilir! Beğenmediyseniz, senelik 10 milyon Euro ücretiyle bir deha gelebilir tabii. O zaman başarı garantidir, değil mi? Villas-Boas örneğinde olduğu gibi! ………………….. Rekorlarla şampiyon yaptığı takımında defansın temelini ve diğer önemli oyuncularını kaybetmişken, oyuncularının moralleri dipteyken, kafaları başka yerdeyken, yedek kulübesi bile kısıtlıyken, takımını ikinci sırada tutmayı başaran, oyuncularının moralinin yüksek kalmasını sağlayan (tek ve yalnız başına) bir hoca da bunu hakediyorsa, hepimiz neler hakediyoruz neler…
Malaga Rayo’ya acımadı!
İspanya La Liga 28. hafta mücadelesinde Malaga, kendi sahasında Rayo Vallecano’yu ağırladı. La Rosseleda’da oynanan karşılaşmayı Malaga 4-2 kazanarak haftayı üç puanla kapatan taraf oldu. Karşılaşmada Malaga’ya galibiyeti getiren golleri 35 ve 58. dakikalarda Rondon 70. dakikada Enzo Maresca ve 86. dakikada Duda kaydetti. Rayo Vallecano^nun 5. dakikada Diego Costa, 84. dakikada Trashorras ile penaltıdan bulduğu goller ise teselliden öteye gidemedi. Bu sonucun ardından Malaga La Liga’da 44 puana yükselirken Rayo Vallecano ise 37 puanda kaldı.
Alkmaar ‘AZ’ uğraşmadı ama…
Hollanda Kupası yarı final karşılaşmasında AZ Alkmaar, kendi sahasında Heracles’i konuk etti. AFAS Stadı’nda oynanan ve normal süresi 2-2′lik eşitlikle biten karşılaşmayı Heracles 4-2 kazanarak adını finale yazdıran taraf oldu. Karşılaşmada AZ Alkmaar adına golleri 20. dakikada Maher ve 22. dakikada Gudmundsson kaydederken Heracles’e finali getiren goller 7. dakikada Everton, 66. dakikada Quansah, 110. dakikada Thomas Bruns ve 120. dakikada Gouriye’den geldi. Bu sonucun ardından AZ Alkmaar beklenmedik bir yenilgi alarak kupaya veda ederken Heracles ise finalde PSV’nin rakibi oldu. Hollanda Kupası’nda şampiyonu belirleyecek maç 8 Nisan tarihinde De Kuip Stadı’nda oynanacak.
Deron’dan Jeremy Lin’e özel ders!
NBA’de son haftaların en popüler ismi Jeremy Lin’in takımı New York Knicks, kendi evinde Mehmet Okur’dan yoksun New Jersey Nets’i konuk etti.
Carmelo Anthony’nin sakatlıktan döndüğü New York, Deron Williams’ı durduramadı ve rakip potaya 8 üçlük gönderen eski Beşiktaşlı takımını 100-92′lik zafere taşıdı.
Memo’nun sakatlığı nedeniyle oynamadığı maçta 10 saha içi isabetinin 8′ini Okumaya devam et
Türk gecesi nefes kesti
NBA’de pazartesi gecesi Türk kapışmasına sahne oldu. Ersan İlyasova’nın Okumaya devam et
Sneijder hangi takımı reddettiğini açıkladı
Serie A’da zor günler geçiren ve üstüste aldığı kötü sonuçlarla taraftarlarını Okumaya devam et
Yıldırımlar yaratan bir ırkın…
Yıldırım Demirören TFF Başkanlığı’na adaylığını açıkladı. Yıldırımlar yaratan bir ırkın ahfadıyız demem bu yüzden… Durup dururken, bir Yıldırım daha Okumaya devam et